-Mevcut sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde ve Devletin anayasal görevini   yerine getirememesi nedeniyle başta müzik ve sahne sanatçıları olmak üzere sinema ve tiyatro sanatçılarının sosyal güvenliği sağlanamamaktadır.

 

-Bu nedenle sosyal güvenlik haklarını ancak zaman zaman çıkarılmış olan sanatçı borçlanması yasalarıyla elde edebilmektedirler.

 

-Nitekim Güzel Sanatlar alanlarında faaliyet göstermekte olan Sendikamızla birlikte Yazarlar Sendikası, Oyuncular Sendikası,(Sine-Sen) Sinema Emekçileri Sendikası ve Sinema-Tv Sendikası’ nın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Ocak 2017 döneminde ilan edilen işkolu istatistiklerinde, söz konusu 5 sendikanın üye sayılarının 334 olması Güzel Sanatlar alanındaki kayıt dışı çalışmanın boyutlarını göstermektedir.  

 

-Yine Ankara 2.İş Mahkemesinin 08.03.2017 gün ve 2013/242 Esas 2017/156 Karar sayılı kararında söz konusu 5 sanatçı sendikasının üye sayısının (0) sıfır olarak hüküm altına alınması mevcut sistemin yetersizliğinin yanı sıra işkolundaki (kayıt dışı/sigortasız) çalıştırmanın boyutlarını göstermektedir.

 

-Bu durum, 22.2.2013 gün ve 2013-11 sayılı SGK  Sosyal Sigorta İşlemleri Genelgesinin 1.3-Sanatçı,düşünür ve yazarlar başlıklı bölümünün üçüncü paragrafında “...sanatçıların çalışma sürelerinin diğer meslek gruplarından farklılık göstermesi ve kayıt dışılığın fazla olması hususları da dikkate alınarak…”ibaresine yer verilerek, güzel sanatlar alanında kayıt dışı çalıştırılmanın yoğun olduğu  SGK tarafından da kabul edilmektedir.

 

-Müzik ve sahne sanatçılarının 60-65 yaşlarına kadar çalışabilmeleri ve iş bulabilmeleri mümkün olmadığından, 7000/9000 gün koşullarını yerine getirerek emekli olmaları da mümkün olamamaktadır.

 

Sendikamızca sanatçıların özgün çalışma koşulları esas alınarak;

 

1)Sigortasız geçen çalışma sürelerinin sigortalı saydırılması için sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi,

 

2)Sanatçılara erken emeklilik hakkı verilmesi,

 

3)Kısmi sanatçı sigortalılığında prim ödeme gün sayısının 20 gün olarak sabitlenmesi ve aylık 20 günlük sürenin 30 gün olarak esas alınması,           1/2

4)Kısmi Sigorta Giriş Bildirgelerinde işveren onayının kaldırılması ve sadece  sanatçı meslek kuruluşlarınca düzenlenmesi için uğraş verilmektedir.

Özellikle ileri yaştaki sanatçılarımızın emeklilik ve sosyal güvenlik hakkına kavuşmaları açısından yaşamsal önem taşıyan ve  borçlanılan sürelere ilişkin borçlanma primleri sanatçılar tarafından ödenecek olan sanatçı borçlanması SGK’ na yük getirmeyeceği gibi, bir hakkın sahibine teslim edilmesi anlamına da gelecektir.

Sanatçının toplumda gördüğü ilgi ve sevgiden her türlü koşulda yararlanmaya çalışan yöneticilerimizce, sanatçı hakları konusunda aynı ilgi ve duyarlılık gösterilmediği gibi, ne yazık ki, bu sektördeki en temel sorunların çözüme kavuşturulması konusunda bile  çaba gösterilmemektedir.

Nitekim, Sendikamız ve diğer ilgili meslek kuruluşlarınca yapılan girişimler sonucunda ,son 11 yıllık sürede, AK parti, CHP ve MHP milletvekilleri, Kültür ve Turizm Bakanları tarafından sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi konusunda hazırlanmış olan 9 ayrı yasa taslağı, teklif ya da tasarısı SGK veya hükümet temsilcisinin olumsuz görüş bildirmesi nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.

Bu olumsuzlukların gelişmesinde, sanatçıların sayısal açıdan oy değeri taşımamalarının yanı sıra, yeterli düzeyde örgütlenememeleri  ,  mevcut örgütlenmelere yeterli desteği vermemeleri  ve örgütlü tepki göstermemeleri de önemli yer tutmaktadır.

UNESCO’nun ülkemizin de taraf olduğu “Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı” kararı  ve  mevcut Anayasamızın  64.maddesi gereğince, sanatçıların çalışma ve sosyal güvenlik koşullarının korunması ve geliştirilmesi Devletimizin görevleri arasında  yer almaktadır.

Bu doğrultuda, üyelerimizin Sendikamıza verecekleri katkı   ve  destek ölçüsünde, müzik ve sahne sanatçılarına borçlanma ve erken emeklilik verilmesi konusundaki uğraşımız inanç ve kararlılıkla sürdürülecektir.                           

                                                                                                                          

 

  • Sanatçıların Sosyal Güvenlik Sorunları 3 - Sanatçılar "kalıcı" güvenlik istiyor

    Geçen hafta köşe yazımda Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay'ın, "Müzik ve sahne sanatları alanında çalışan sanatçıların çalışma ve sosyal güvenlik koşullarının özel düzenlemeler gerektiğini" sözlerini hatırlatmıştım. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından (DOBGM),  kurum için yapılan yasa taslağında balerinlerin 38, baletlerin ise 43, kadın opera ve koro sanatçılarının 50, erkek opera ve koro sanatçılarının ise 55 yaşında emekli olmasına ilişkin düzenleme yaptığı basında yer aldı. Kamuda çalışan sanatçılar için getirilmek istenen bu düzenlemeler, özel sektörde çalışan müzik ve sahne sanatçılarının "5510 Sayılı Yasa"da belirlenen emeklilik koşullarını yerine getirebilmelerinin çoğunlukla mümkün olamayacağını ve mevcut sistem kapsamında emeklilik haklarını elde etmelerinin adeta şansa kaldığını göstermektedir.

    Bu genel değerlendirmenin ışığında, müzik ve sahne sanatçılarının sosyal güvenlik ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunlarını ve sonuçlarını ve bu konulardaki çözüm önerilerimizi açıklamaya çalışacağız.

    Yapılan yasal düzenlemeler, sanatçıların sosyal güvenliklerinin sağlanması konusunda  beklenen yararı sağlayamamış ve sanat çalışmalarının özgün koşulları nedeniyle ,genel sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde sanatçılarımızın etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemine kavuşturulmaları mümkün olamamıştır. 

    Bu nedenle, sanatçıların SSK kapsamına alınmasından önceki sigortasız çalışmalarının  telafi edilmesi amacıyla ilki 2167 sayılı Yasayla getirilen   hizmet borçlanması düzenlemesi  soruna çözüm getirmekte yeterli olmamış ve bu düzenlemeden sonra da zaman zaman borçlanma yasalarına ihtiyaç duyulmuştur. 

    Bu doğrultuda 17.11.1983 kabul tarihli 2959 sayılı,  20.06.1987 kabul tarihli  3395 sayılı ve 08.12.1994 kabul tarihli 4056 sayılı yasalarla sanatçılara üç kez daha hizmet borçlanması

    hakkı verilmiş ve 2959 sayılı Yasayla yapılan düzenleme dışında, sanatçılar için getirilen üç ayrı borçlanma yasasında da;

    BORÇLANMA TALEPLERİ ÖRNEĞİ

    Borçlanma belgelerinin ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşunca usulüne uygun bir şekilde düzenlenmesi öngörülmüştür.

    Ancak  söz konusu üç borçlanma uygulamasında da sanatçılara kanunla verilen borçlanma hakkı SSK tarafından tebliğ ve genelge, iç emir, genel yazı  gibi idari düzenlemelerle önemli ölçüde daraltılmıştır. Bu nedenle borçlanma talebinde bulunan sanatçıların büyük bir çoğunluğu borçlanma haklarını ancak yargı kararlarıyla elde edebilmiştir.

    Bu yazımızda, mevcut sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan sorunların çözümü ve  borçlanma haklarını elde etmeleri yolunda sanatçılarca verilen mücadelenin kapsamlı olarak anlatılmasının sanatçıların borçlanma taleplerinin haklılığının kavranması açısından yarar sağlayacağına inanıyorum.

    2167 SAYILI YASAYA GÖRE

    Sanatçıların SSK kapsamına alınmasını amaçlayan 29.06.1978 kabul tarihli ve 2167 sayılı Yasayla, 1978 yılı itibariyle Türkiye genelinde sayıları 70 binle 100 bin arasında tahmin edilen sanatçının yasa kapsamına gireceği öngörülmüş ve 506 sayılı Yasanın 2167 sayılı Yasayla değişik  geçici 8'inci maddesiyle de, yasadan önceki sigortasız hizmetlerin telafisi için sanatçılara da borçlanma hakkı tanınmıştır. Söz konusu geçici 8. maddeyle getirilen borçlanma hakkından, uygulamada ileri yaştaki 450 sanatçı yararlanabilmiş ve bu sanatçılara yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak 506 sayılı Yasaya 2167 sayılı Yasayla eklenen geçici madde hükümleri arasındaki çelişki nedeniyle, bu sanatçılara bağlanan aylıklar iptal edilmiş ve yapılan maaş ödemelerinin tahsili için yasal işlem başlatılmıştır. 

    Gelecek yazı: 2959 Sayılı Yasaya Göre Borçlanma

    Mehmet Çırıka

  • Sanatçıların Sosyal Güvenlik Sorunları 2 - Sanatçılar ve SGK yasası

    Ülkemizdeki sosyal güvenlik sistemini yeniden kurgulayan ve Sosyal Güvenlik Reformu olarak adlandırılan 5510 sayılı Yasanın 31.5.2006 kabul tarihli  ilk düzenlemesinde, sanatçıların sigortalılığı konusunda 2167 sayılı Yasada yer almayan “hizmet akdine dayalı olarak  çalışma” koşulu getirilmişse de, sanatçıları adeta sosyal güvenlik sisteminin dışına iten bu koşul,  5510 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce 17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış ve  tekrar 2167 sayılı Yasadaki düzenlemeye dönülmüştür. Ancak mevcut sosyal güvenlik sisteminin sanatçıların sosyal güvenliğinin sağlanmasında yetersiz kaldığını özellikle vurgulamayı yararlı görüyorum. (10,11)

    Gerek 506 sayılı Yasayla gerekse 01 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasıyla getirilmiş olan sosyal güvenlik sistemi, özgün çalışma koşulları nedeniyle, sanatçıların, özellikle de müzik ve sahne sanatçılarının sosyal güvenliklerinin sağlanmasında yeterli olamamakta ve bunun doğal sonucu olarak özel sektörde görev yapan müzik sanatçıları için emeklilik çoğunlukla hayal olmaktadır.

    Yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Yasa koşullarında dahi emeklilik haklarını ancak borçlanmalar yoluyla elde edebilen müzik ve sahne sanatçılarının,5510 sayılı yasayla getirilen yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirerek emeklilik haklarını elde etmeleri neredeyse imkansıza dönüşmüştür. Zira müzik ve sahne sanatları alanında mesleğe küçük yaşlarda başlanılması ve erken yaşlarda bırakılması adeta bir zorunluluk olup, bu sanat dallarının yasada  öngörülen ileri yaşlarda sürdürülebilmesi çok güç, hatta nerdeyse olanaksızdır.

    Örneğin, çalışabilmeleri fiziksel görüntü ve performansa dayalı olan oryantal ve revü sanatçılarının 60-65 yaşlarına kadar iş bularak çalışabilmeleri ve mevcut yasal düzenleme kapsamında emeklilik hakkına ulaşabilmeleri çoğunlukla mümkün olmayacaktır.

    Yine mesleğe çok küçük yaşlarda başlaması gereken bir ses sanatçısının, nefesli saz çalan bir müzisyenin ve benzeri fiziki performansa dayalı sanat faaliyetinde bulunan tüm diğer müzik ve sahne sanatçılarının yasada öngörülen ileri yaşlara kadar çalışabilmeleri fiziksel açıdan mümkün olmadığı gibi, işitselliğin yanı sıra görselliğin de önem taşıdığı bu iş kolunda zaten iş bulmaları da kolaylıkla mümkün olmamaktadır.

    Nitekim 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Yasası’nın 32.maddesiyle kamuda görev yapan Devlet Tiyatrosu sanatçılarına ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası müzisyen ve şeflerine yılda 3 ay fiili hizmet zammı verilmiş olması, özel sektörde çalışmakta olan sanatçılar için özel düzenleme yapılması konusundaki talebimizin haklılığının bir göstergesidir                                                                                                                                          

    Kaldı ki, iş kolunun özelliği nedeniyle, müzik sanatçılarının büyük bir çoğunluğu yılda ortalama 5-6 ay süreyle çalışabilmekte ancak bu çalışmalar da, iş kolunun özelliği, özgün çalışma koşulları, SSK/SGK ‘nın yetersizliği, denetimsizlik ve benzeri nedenlerle çoğunlukla kayıt dışı kalmaktadır.

    Bunu göz önünde bulunduran dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,18.05.2010 tarihli Akşam Gazetesinde yayınlanan açıklamasında, kamuda çalışan sanatçılar konusunda “35-40 yaşından sonra bale ve halk oyunları sanatçıları sahnede zorlanıyor,35’ten sonra

    65’e kadar 30 sene çalışmadan maaş ödüyoruz…Biz onlara 45’ten sonra uygun koşullarla bir emeklilik sağlamak için çalışıyoruz” şeklinde açıklamada bulunmuş ve buna ilaveten 17.01.2012 tarihinde Flash Haber’de yayımlanan bir diğer basın açıklamasında ise, özel sektörde çalışan sanatçıları sosyal güvenlik sistemi içine alacak yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Onları örgütlemeye, sosyal güvenlik ağına katılmaya da özendirmek gerekiyor. Bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Umuyorum bu yıl olumlu adımlar atarız'' diyerek ister kamu ister özel sektör olsun müzik ve sahne sanatları alanında çalışan sanatçıların çalışma ve sosyal güvenlik koşullarının özel düzenlemeler gerektirdiğini özellikle vurgulamıştır.

    Mehmet ÇIRIKA

  • Sanatçıların sosyal güvenlik sorunları-1

    Sanatçıların sosyal güvenlik ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunları

    Bu yazı, sanatçıların etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemi kapsamına alınmaları ve sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi konularındaki haklı talepleri karşısında yasama ve yürütme organlarının kayıtsızlığı ile ilgili bakanlık, devlet kurumları ve kamuoyunda oluşan haksız önyargıların giderilmesine bir nebze de olsa katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış olup, bu yazıda, sanatçıların başlangıçtan itibaren sosyal güvenlik ,hizmet borçlanması ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunları ve çözüm önerilerimiz ayrıntılı olarak incelenecektir.

    Sanatçıların Sosyal Güvenlik Kapsamına Alınması

    Ülkemizdeki sosyal güvenlik sisteminin gelişmesi ve yaygınlaşması sürecinde; kamu görevlileri için Emekli Sandığı, işçi statüsünde çalışanları kapsayan (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların sosyal güvenlik kurumu olan (Bağ-Kur) Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ve özel statüde çalışanlar için özel emekli sandıkları kurulmuştur.

    Sosyal güvenlik sistemindeki bu gelişmelere karşın, güzel sanat dallarında uğraş veren sanatçıların sosyal güvenlikleri uzunca bir süre belirsiz kalmıştır.

    Bu belirsizlik nedeniyle, sanatçılarımız sosyal güvenlik şemsiyesinden yoksun kalmış ve kamuoyunca tanınan bir çok ünlü sanatçımız dahi, ömürlerinin son yıllarını yoksulluk ve sefalet içerisinde geçirmiştir. Sanatçıların yaşam koşullarını gösteren aşağıdaki örneklere yüzlercesini daha eklemek olanaklıdır.(1,2,3,4,5,6,7,8) 

    Nihayet 11 Temmuz 1978 tarihinde yürürlüğe giren 2167 sayılı Yasayla 506 sayılı Yasaya eklenen Ek 10 uncu madde ile “Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar” SSK kapsamına alınmışlardır. 

    Bu arada söz konusu Ek 10.maddenin TBMM’de yasalaşma sürecinde oluşan ilginç bir gelişmeye de kısaca değinmek istiyorum.

    Ek 10.maddenin TBMM Plan (ve Bütçe) Komisyonunda görüşülmesi sürecinde, ana muhalefet partisi milletvekillerince verilen önerge ile, kadrosuz olarak köy ve mahalle camilerinde görev yapan din görevlilerinin de kapsama alınması için madde metninin “Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ,düşünürler ve yazarlar ile kadrosuz olarak köy ve mahalle camilerinde görev yapan din görevlileri bu kanun hükümlerine tabidirler. Yukarıdaki fıkrada sayılan uğraşı alanlarına kimlerin gireceği, diğer ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik, Kültür ve Turizm ile Din İşleriyle İlgili Devlet Bakanlığı ile birlikte saptanır” şeklinde düzenlenmesi öngörülmüş ise de Komisyonda yapılan oylama sonucunda önerge kabul görmemiştir.(9)

    Mehmet ÇIRIKA

  • Sanatçının Statüsüne İlişkin UNESCO Tavsiye Kararı (1)

    27 Ekim 1980 

    İzleme 

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu Genel Konferansı, 23 Eylül-28 Ekim 1980 tarihli Belgrad toplantısının 21. oturumu, 

    Kurumun amacının, kendi anayasasının 1. Maddesi şartlarına uygun olarak, Birleşmiş Milletler Bildirgesi tarafından ırk, cinsiyet, dil ya da ilişki (bağlantı/ilinti) ayrımı gözetilmeksizin tüm dünya insanları için teyit edilen adalet, hukuk egemenliği, insan hakları ve temel özgürlüklere olan evrensel saygının daha ileri düzeye taşınabilmesi için milletler arası işbirliğini sağlayarak eğitim, bilim ve kültür aracılığıyla barış ve güvenliğe katkı sağlamak olduğunu hatırlatarak, 

    Devamını oku...
  • UNESCO Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı

  • MÜZİK VE SAHNE SANATÇILARINA BORÇLANMA VE ERKEN EMEKLİLİK HAKKI VERİLMELİDİR !

    -Mevcut sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde ve Devletin anayasal görevini   yerine getirememesi nedeniyle başta müzik ve sahne sanatçıları olmak üzere sinema ve tiyatro sanatçılarının sosyal güvenliği sağlanamamaktadır.

     

    -Bu nedenle sosyal güvenlik haklarını ancak zaman zaman çıkarılmış olan sanatçı borçlanması yasalarıyla elde edebilmektedirler.

    Devamını oku...
  • TÜRKİYE’DE SANATÇININ STATÜSÜ

    UNESCO’nun ülkemizin de taraf olduğu 27 Ekim 1980 tarihli Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararıyla; 

    a)Sanatçıların ve ailelerinin çalışma hakları,

    b)Sanatçıların ve ailelerinin sosyal güvenlik hakları yönünden özel korumaya alınmasını ve sanatçıların bu haklardan etkili bir şekilde faydalanmasını, onların bireysel ve toplumsal refahlarının yükseltilmesini kararlaştırır ve bu kararını üye ülkelere tavsiye eder.

    Devamını oku...
  • SANATÇILARIN BORÇLANMA HAKLARI VE SONUÇLARI

    1)Sanatçılar ilk kez 11.07.1978 tarihinde yürürlüğe giren 2167 sayılı yasayla SSK kapsamına alınmışlardır.

    2)Sanatçıların 2167 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önceki sigortasız çalışmalarının sigortalı saydırılması için ayrıca bu kanun kapsamında sanatçılara borçlanma hakkı da verilmiştir.

    Getirilen borçlanma hakkından yararlanabilen 450 sanatçı emeklilik hakkını elde etmiş ve emekli aylıkları bağlanmıştır.

    Ancak daha sonra yasal açıdan hata yapıldığı fark edilerek sanatçıların emekli aylıkları iptal edilmiş ve bağlanan aylıkların tahsili amacıyla emekli olan sanatçılar aleyhine icra işlemi başlatılmıştır.

    Devamını oku...
  • SENDİKAMIZCA SANATÇILARA BORÇLANMA HAKKI VERİLMESİ İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR VE SONUÇLARI

    Sendikamız üyelerince getirilen öneri ve eleştiriler doğrultusunda, SANATÇILARA BORÇLANMA HAKKI VERİLMESİ konusunda  2004 yılında bu yana yapılan çalışmalar ve sonuçları aşağıda açıklanmıştır. Bu doğrultuda;

    1)Sendikamızca Hazırlanmış olan yasa taslağı 21.06.2004 tarihinde Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Murat BAŞESGİOĞLU, Kültür ve Turizm Bakanı sayın Erkan MUMCU, CHP Genel Başkanı sayın Deniz BAYKAL ve  DYP Genel Başkanı sayın Mehmet AĞAR ’a gönderilmiştir.

    2)Kültür ve Turizm Bakanı sayın Erkan MUMCU tarafından sanatçıların sosyal güvenliği ve sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi amacıyla hazırlanan yasa taslağı   konusundaki Sendikamızın görüş ve önerileri 29.11.2004 tarihli raporla Bakanlık makamına bildirilmiştir.

    Devamını oku...
  • TBMM GÜNDEMİNDE BULUNAN TORBA YASA KAPSAMINDA SANATÇILARA BORÇLANMA HAKKI VERİLMESİ İÇİN TÜM MİLLETVEKİLLERİNE GÖNDERİLEN YAZI

    TBMM GÜNDEMİNDE BULUNAN TORBA YASA KAPSAMINDA SANATÇILARA BORÇLANMA HAKKI VERİLMESİ İÇİN TÜM MİLLETVEKİLLERİNE GÖNDERİLEN YAZI AŞAĞIDA BİLGİLERİNİZE SUNULMAKTADIR.

    Devamını oku...
  • MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ UYGULAMASI

    Sendikamızca, (MYK)Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığına yapılan başvuru ve alınan yanıt üzerine, ses ve saz sanatçıları ile müzik gruplarının meslek standardının hazırlanarak işbirliği protokolünün imzalanması ve sektör komitelerinin teşkil edilmesine yönelik teknik çalışmalara başlanılmıştır.

    Bu doğrultuda,5544 sayılı Kanun kapsamında Ulusal Meslek Standartlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 7/2 Maddesine uygun olarak ses, koro ve saz sanatçılarının “ulusal meslek standartlarının” işbirliği içerisinde hazırlanması amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Bilkent Senfoni Orkestrası ve Borusan Filarmoni Orkestrası Müdürlükleri nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi uygulamasına geçilmesiyle;

    1)Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayanların konaklama ve eğlence işyerlerinde ve müzikli etkinliklerde çalışmaları mümkün olmayacağı,

    2)Belgesi olmadan çalışan ve bunları çalıştıranlar para cezası ödemek dorumunda kalacakları,

    3)Bu şekilde memur müzisyen ve solistlerle ülkemizde kaçak olarak çalışan yabancı müzisyen ve solistlerin yasa dışı bu çalışmaları önlenebileceği,

    4)Bilgisayar teknolojisi kullanmanın ve klavyeden bas, bateri, bağlama vb. gibi enstrümanları çalmanın önüne geçilebileceği ve gruplardaki eleman sayısının artabileceği,

    5)Bütün bunların sonucunda gerçek müzik emekçilerinin iş alanları genişleyebileceği öngörülmektedir.

    NOT: Görüş, öneri ve eleştirilerinizi müBu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresimize elektronik posta olarak göndererek çalışmamıza katkıda bulunabilirsiniz.

     

  • SGK DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT ! MÜZİK –SEN ÜYELERİNE ÖNEMLİ DUYURU!

    Son günlerde özellikle inşaat ve gıda şirketi altında bir takım  naylon şirketlerin sigortalı göstermek vaadiyle müzik sanatçılarından prim tahsil ettikleri öğrenilmiştir.

    1)Gerçek prim miktarından düşük prim alarak sigortalı göstermek vaadine dayanan bu uygulama  dolandırıcılık amaçlıdır.

    2)Bu tür bir uygulama, sosyal güvenlik sahteciliğinin  yanı sıra  nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında girdiğinden, bu duruma düşenler ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında savcılık takibatına da uğramaktadırlar.

    3)Nitekim bir çok üyemiz bu şekilde dolandırılmışlar ve önemli ölçüde mağdur olmuşlardır.

     

    Üyelerimizin ve tüm müzik sanatçılarının bilgisine sunulur.

  • ANAYASA MADDE 64:

  • MÜZİK-SEN’İN AMAÇ VE FAALİYETLERİ

    1)MÜZİK-SEN NEDİR ?

     

    (MÜZİK-SEN) 2821 sayılı Sendikal Yasası kapsamında ,İşkolları Tüzüğünün 25 sıra numaralı Konaklama ve Eğlence Yerleri başlıklı işkolunda faaliyet gösteren bir meslek sendikasıdır.

     

    Müzik-Sen’in Kuruluş Tarihi: 5 Eylül 1989

             

    2)MÜZİK-SEN’İN AMAÇLARI NELERDİR ?

     

    MÜZİK-SEN;

    Üyesi müzik ve sahne sanatçılarının mesleki,ekonomik,sosyal,

    kültürel hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla faaliyet göstermektedir.

    Devamını oku...
  • KÜLTÜR PAKETİ KAPSAMINDA,BAŞBAKAN,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI İLE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANINA İLETİLEN MÜZİK-SEN SENDİKASI’NIN ÖNERİLERİ

    1)UNESCO ‘nun ülkemizin de taraf olduğu 1980 yılında Belgrad’ da yapılan XXI. Dönem Genel Konferansında aldığı Sanatçıların Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararları doğrultusunda ülkemizde de sanat ve sanatçının  statüsünün belirlenmesi ve yaşama geçirilmesi,

     

    2)Yürürlükteki Anayasa’nın 64.maddesiyle  sanat ve sanatçılar için getirilmiş olan anayasal koruma ve  desteğinin güvence altına alınması, devam ettirilmesi ve  etkinleştirilmesi

     

    Devamını oku...
  • Bütün Sanatçılar Birleşin!

  • (SGK)SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN 03.07.2015 -2015/19 SAYILI GENELGESİ 4056 SAYILI YASA GÖRE YAPILAN SANATÇI BORÇLANMASI PRİMLERİ %20 ORANI ÜZERİNDEN HESAPLANACAKTIR.

    2015/19 sayılı genelge

    G- GENELGENİN ONUNCU KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

    "3- Sanatçı borçlanması işlemleri

    506 sayılı Kanuna 4056 sayılı Kanunla 1/1/1995 tarihinden itibaren eklenen geçici 80 inci madde ile ek 10 uncu madde kapsamına alınan sigortalıların örneği Kurumca hazırlanan ve ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip, Kültür Bakanlığınca onaylanmış borçlanma belgeleri ile 2/1/1996 tarihine kadar Kuruma başvurmaları ve borç ödeme tarihindeki mülga 78 inci maddeye göre belirlenen asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini bir defada Kuruma ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleriyle ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümü borçlandırılmıştır.

    Devamını oku...
  • SANATÇI BORÇLANMASI PRİMLERİNİ 01.10.2008 DEN SONRA ÖDEYEN VEYA HENÜZ ÖDEMEMİŞ OLAN SANATÇILARIN DİKKATİNE!

    4056 SAYILI YASAYA GÖRE SANATÇI BORÇLANMASI YAPAN ANCAK BORÇLANMA PRİMLERİNİ HENÜZ  ÖDEMEYEN VEYA BORÇLANMA PRİMLERİNİ 01.10.2008 TARİHİNDEN SONRA  %32 ORANI ÜZERİNDEN ÖDEYEN SANATÇILARIN SENDİKAMIZA BAŞVURMALARI  YARARLI OLACAKTIR.

  • SGK ,BORÇLANAN SİGORTALILARA ZAMANDA YOLCULUK YAPTIRIYOR !...

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci maddesinde doğum yapmış kadınların doğum borçlanmalarına, askerlik borçlanmalarına, ücretsiz izin sürelerinin borçlanmasına, doktorluk ve uzmanlık öğrenim süreleriyle avukatlık stajı borçlanmalarına, sigortalı bir işte çalışırken tutuklanan veya gözaltına alınanların tutukluluk ve gözaltı sürelerinin borçlanmasına, grev ve lokavtta geçen sürelerin borçlanmasına, hekimlerin fahri asistanlık sürelerinin borçlanmasıyla seçim yasaları gereği görevlerinden istifa edenlerin istifa ve seçim tarihini takip eden aybaşına kadarki sürelerinin borçlanmasına yer verilmiştir.

    Devamını oku...
  • ÇAKIŞAN HİZMETLER KONUSUNDA SGK UYGULAMALARI

    Sendikamız üyelerinin önemli bir çoğunluğu Kısmi Sanatçı Sigortalılığı ve İsteğe Bağlı Sigortalılık kapsamında sosyal güvenliklerini sağlamaya çalışmaktadırlar. Ancak uygulamada hizmet çakışması gerekçesiyle  bir kısım  sigortalılık süreleri iptal edilmekte ve bazı üyelerimiz telafisi güç ağır maddi kayıplara uğramaktadırlar. 

    Devamını oku...
6.png2.png3.png6.png8.png
Bugün30
Dün63
Bu Hafta348
Bu Ay1316
Toplam62368

3
Kişi Sitede

17-10-20